30 Ekim – 5 Kasım Haftası : Kiron Rehberliğinde

photo-1444600928905-8813b7de6c6e

Haftaya  Ay’ın  da Balık burcuna girişiyle birlikte su elementinin ağırlığıyla başlıyoruz. Su elementi duygularla ve sezgilerle bağdaştırılır. Özellikle Pazartesi akşam saatlerinden itibaren Ay’ın Neptün ile kavuşumu bu enerjiyi yoğunlaştıracak; duygularımızın da aynı su gibi saydamlaşacağını söyleyebilirim. Bu kavuşum aslında oldukça şifalı çünkü mitolojide yaralı şifacı olarak geçen Kiron ve Satürn arasındaki zorlayıcı enerjiye merhem niteliğinde.

Kiron ile Satürn arasındaki bu açı, iyileştiğini sandığımız yaraların aslında iyileşmediğini görmemiz sağlıyor. Kiron’un Balık burcunda olması bu yaraların duygusal ve ruhumuza çentikler atan türden olduğunu gösteriyor. Mitolojide Satürn, Kiron’un babasıdır. Kiron’un bedeninin yarısı bir at şeklinde diğer yarısı ise insan şeklinde doğmuştur, yani aslında o bir centaurdır. Diğer bir deyişle yarı hayvan ve yarı Tanrı’dır. Doğasında hem hayvani hem de Tanrısal özellikler barındırır.  Kiron – Satürn açısının zirve noktasında olduğu bugünlerde bizler de babalarımızla ilgili yaralarımızı hatırlayabiliriz veya hatırlamamızı gerektirecek olaylar yaşantımıza gelebilir. Babalarımız veya baba olarak gördüğümüz kişilerle bağlantılı kapanmamış yaralarımızı hatırlayacağımız gibi yeni yaralar da açılabilir. Hikayede Satürn ve Kiron’un annesi Philyra, bu yarı hayvan yarı insan görünümündeki çocuğu reddeder ve bir mağara yakınında yalnızlığa terkederler. Bu bir hafta kabul görmüş olana uymadığımız için reddedildiğimiz, farklı olduğumuz için yalnız kaldığımız yaralarımız inceden sızlayabilir. Ancak bizler de Kiron’u örnek alıp kendimizi geliştirebiliriz, içimizdeki Tanrısal tarafa ait bütün potansiyelleri açığa çıkarabiliriz. Yaralarımız bizi birer şifacı, birer müzisyen, birer öğretmen veya keşfedeceğimiz her hangi bir konuda uzman haline getirebilir tıpkı Kiron gibi…

 

chiron-wound

 

Dolayısıyla bütün hafta boyunca etkili olacak bu Kiron – Satürn zorlayıcı açısına, Pazartesi akşamı gerçekleşecek Neptün – Ay kavuşumu iyi gelebilir. Kendimizi sessizliğe bırakarak biraz iç sesimizi dinleyebiliriz.

Kiron bu hafta oldukça aktif, Satürn ile zorlayıcı bir açı içerisindeyken, Merkür’le oldukça akışkan ve uyumlu bir açısı var. Su elementinde açığa çıkan bu enerji, sezgilerimize güvenirsek, anlık ilhamlarımıza kendimizi bırakırsak hiç ummadığımız şifalanmalar yaşayabileceğimizi gösteriyor. Bu bir hafta yüksek sesle yapacağımız olumlama çalışmaları, mantralar daha etkili olur. Özellikle yukarıda bahsettiğim Kiron – Satürn yaralarına yönelik olumlamalar yapabilirsiniz.

Haftaya yavaş yavaş yayılan bir diğer enerji ise cuma günü zirve yapacak olan Güneş ve Neptün arasındaki uyumlu açı. Yine su elementinde gerçekleşiyor, özellikle ruhsal çalışmalar yapanlar için mükemmel bir fırsat. Kendimizi kolaylıkla akışa bırakacağımız, ilahi olan her ner varsa bizim için, onunla temasa geçebileceğimiz bir enerji bu.

Diğer taraftan aynı gün zirve yapacak olan Uranüs – Venüs karşıt açısı, Güneş – Neptün’ün açısının tam tersi bir enerji barındırıyor. Özellikle ilişkilerimizde etkisini hissedeceğimiz bu enerji, ilişkilerimizle bağlantılı tatminsizlikleri, ani ve beklenmedik olayları gündeme getirebilir. Özgürlük ihtiyacımızın artacağı bir hafta. İlişkilerimizde kendimize ve karşımızdakine ne kadar alan bırakıyoruz? Ayırdığımız bu kişisel alanlar ne kadar ihlal ediliyor? Bu sorular üzerinden düşünmemiz bu enerjiyi doğru yönde kullanmamızı sağlayabilir.  Özellikle Perşembe günü Ay’ın Koç burcuna girip Uranüs’le birleşmesi içimizdeki asi, isyankar ergenin özgürlük naraları atmasına vesile olabilir. Aynı gün Ay – Pluto karesinin de olması, duygusal anlamda oldukça karışık bir portre çiziyor. Haftanın son günlerinde, duygusal krizlerin açığa çıktığı anlarda, yanı başımızda duran Güneş – Neptün enerjisinin teslim ol ve kendini akışa bırak çağrısına kulak verebiliriz.

Aslında bu çağrıya kulak vermek oldukça elzem olabilir, çünkü Cuma günü duygularımızı daha da bir çoşturacak olan Boğa Dolunay’ı bizleri bekliyor. Bu dolunay sahip olduklarımız, olmadıklarımız ve olmak istediklerimizle ilgili. Uranüs – Venüs karşıt açısının etkisinin de oldukça aktif olduğu bu dolunayda ilişkilerimizde sahiplenmek ve kıskanmak konuları ani gelişmeleri ortaya çıkarabilir.

Bu dolunayın soruları şunlar :

Ben sadece sahip olduklarım kadar mıyım?

Beni ben yapan değerler neler?

Kriz anlarında kendimi kaybetmememi sağlayan kaynaklarım, güçlerim var mı? Bunlar neler?

Paraya yüklediğim anlam ve değerler hayatımı ne kadar ertelememe sebep oluyor?

İlişkilerimde ne kadar nefes alabiliyorum ve karşımdakinin ne kadar nefes almasını sağlıyorum?

Kendime ait bir alanım var mı? Bu alanın ihlal edilmesine ne kadar izin veriyorum?

Sevdiğim insanı kıskanarak kendimde görmek istemediğim neleri kapatıyorum?

Kaybetme korkum neleri kaçırmama sebep oluyor? Bana ait olanları neden kaybetmekten bu kadar çok korkuyorum?

 

Sevgiyle,

ASA, Eda Ocak Zakaria

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s